| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

HABERGÜN

4 "teknoloji" etiketi kullanan gönderi "teknoloji" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Yazılım devi Microsoft'un kurucusu milyarder Bill Gates sivrisinekleri ne yaptı

LOS ANGELES - Yazılım devi Microsoft'un kurucusu milyarder Bill Gates, ABD'de katıldığı bir konferansta sıtmayla mücadele konusuna dikkati çekmek için bir kavanoz dolusu sivrisineği serbest bıraktı.

 

bisi Gates, konuşmasının başında sivrisinekleri salarken, "Sıtma sivrisinekler tarafından yayılır. Biraz getirdim. Onları etrafa salacağım. Niye sadece yoksul insanlar sıtmaya yakalansın" dedi.

 

Teknoloji, Eğlence, Dizayn (TED) Konferansı olarak bilinen ve alanlarında birçok tanınmış insanı bir araya getiren konferans sırasında, dünyanın bu en zengin ve tanınmış insanlarından birinin sivrisinekleri bu şekilde salıvermesi dinleyicilerde bir an endişeye yol açtı.

 

Gates, birkaç dakika bekledikten sonra salondakilere, 'Merak etmeyin, bunların hiçbiri sıtma yayan cinsten değil' diyerek endişeleri gidermeye çalıştı.

 

Gates, bu hareketini kurduğu vakıf aracılığıyla destekte bulunduğu hastalıklarla mücadele ve özellikle sıtma konusuna dikkati çekmek amacıyla yaptı.

 

Boş zamanlarını yardım faaliyetlerine ve hastalıklarla mücadeleye ayıran Gates, 'Kellik ilaçlarına, sıtma hastalığıyla mücadeleden daha fazla para harcanıyor' diyerek sıtmayla mücadeleye desteğin artırılmasını istedi.

Otomotivde bant işçisi temizlikçi ve çaycı oldu

Küresel krizin otomotiv sektörüne etkileri giderek artıyor. ABD’de Başkan Bush’un 17.4 milyar dolarlık yardımın kapısını açmasına karşın Türkiye’de sektöre yönelik herhangi bir teşvik başlatılmış değil. Türk otomotiv sanayinin en önemli şirketleri Ford Otosan, Mercedes Benz Türk, Bosch, Tofaş, Oyak Renault, Hyundai Assan üretimlerine ara verme kararı aldılar. 2009 yılının ocak ayında otomotiv işçilerinin önemli kısmı maaşlarının yüzde 76’sını alıp, tatil yapacaklar. Giderek artan krizin etkileri üreticilerin ihracat ayağını da kırdı. Üretimin yüzde 50’nin üzerinde daralması işten çıkarmaları da beraberinde getirdi.

Ağustos ayından bu yana askere gidecek genç erkek işçilerle ve emeklililği geçmiş çalışanlarla yasal haklarını vererek yollarını ayıran otomotiv şirketleri, daha fazla beklemediler ve kadrolu işçileriyle de yol ayrımına geldiler.

YA SOKAK YA İÇ HİZMET

Geçtiğimiz haftanın son günü 8.500 çalışanının 300’ünü işten çıkarma kararını açıklayan Ford Otosan, kadrolarını koruyabilmek için taşeron firma olarak adlandırılan şirketlerle çalışmayı kesti. Daha önce taşeron firmalara yaptırılan fabrikadaki temizlik hizmetleri gibi bölümlerde değişikliğe gidildi. Artık bu tür hizmetleri Ford Otosan’ın asıl işçileri yapmaya başladı. Daha önce bantta otomobil üretimi de dahil olmak üzere ana faaliyet alanlarında görev yapan mavi yakalalılar, işsiz kalmamak için değişik hizmetlerdeki görevleri üstleniyor. Böylece fabrika ileride üreteceği yeni araçlar için kalifiye personelini elinden kaçırmamış olurken, çalışanlar da işsiz kalmıyor. Ford Otosan yetkilileri 8.500 kişilik bir tesiste üretimin yüzde 50 azaldığını buna rağmen sadece 300 kadrolu çalışan ile yollarını ayırmalarının başyarı sayılması gerektiğini belirtiyorlar. Bir Ford Otosan yetkilisi üretimin düştüğü bu kriz döneminde sözleşmeli, geçici ve taşeron çalışanlarla yollarını ayırırken, asıl özeni kadrolu çalışanlarına göstermeyi doğru bulduklarını belirtti. İşten çıkarılanlar ise firmaların kâr rekorları kırdıkları yıllarda elde ettikleri rakamları böyle dönemlerde unuttuklarını belirterek, işten çıkarmaların yaşanmaması gerektiğini dile getiriyorlar Bosch’un ise fabrikada üretimi kestiği dönemde çalışmayacak olan işçileri için kişisel gelişim kursları düzenliyor. Bosch çalışanları fabrikanın kapalı kaldığı dönemde Almanca, fotoğrafçılık gibi alanlarda düzenlenen kurslara katılacaklar.

Hollywood yıldızlarının fotoğraf makinesi Türkiye’ye geldi

70 yıllık fotoğraf makinesi markası Vivitar Türkiye pazarına girdi. Vivitar’ın Avrupa Başkanı Philippe Rausseau,

AKŞAM’a yaptığı açıklamada Türkiye pazarından umutlu olduklarını dile getirdi. ABD pazarında özellikle ünlülerin başkenti Los Angeles’ta önemli pazar payına sahip olan Vivitar, yıl sonunda Türkiye’de LCD TV de satmaya hazırlanıyor. Konuyla ilgili bilgi veren Rausseau şunları söyledi:

“Vivitar’ı 2006 yılında satın alan SyntaxBrillian LCD TV üretimine hazırlanıyor. Üretimin Çek Cumhuriyeti’nde yapılmasına karar verildi. Türkiye’de de üretimi için Profilo ile ve başka birçok üretici ile görüştük. Ancak Çek Cumhuriyeti’nde karar kılındı. Türkiye’de satılmasına ise bu yıl sonunda başlamayı düşünüyoruz. Burada kendimize en büyük güvendiğimiz konu ise müşteri memnuniyeti. Çünkü müşteriler memnun olmadığında paralarını geri alabilecekler.”

Kökeninde bir Alman markası olan Vivitar’ın bugün piyasada 12 megapiksele kadar çok çeşitli bir ürün yelpazesine sahip olduğunu belirten Rausseau, “Bugüne kadar 30’a yakın kez alınıp satılmış. Çünkü fotoğraf endüstrisi çok değişimiş. Vivitar’ın sektörde sağladığı en büyük gelişmelerden birisi, flaşı bulmuş olması. Bugün satılan her flaştan Vivitar’a telif ödeniyor. Bugün en büyük iş hacminin önemli bir bölümü ABD’den geliyor. Halen analog kameralarda hâlâ iyi bir pazar var ve yüzde 35 ciromuz bu ülkeden geliyor. Geçtiğimiz yıl dünya genelinde 180 milyon dolar ciro elde ettik” diye konuştu.

BEBELERE OYUNCAK

“Yaptığımız ürünlerde özellikle kolay kullanılabilen ürünler üretmeye gayret ediyoruz” diyen Rausseau, “Öte yandan dijital ürünler giderek ucuzluyor. Artık 100 dolarlık ürünler piyasada. Bu da yeni bir müşteri

kitlesinin ortaya çıkacağına işaret ediyor. Çünkü eskiden fotoğraf makinesi alamayanlar da artık makine alabiliyorlar” diye konuştu. Dijital oyuncak pazarının da çok büyük bir pazar haline geldiğini ve çocukların artık dijital fotoğraf makinesi, video kamera gibi ürünlere merak saldığını söyleyen Rausseau, “Biz de ortalama 30 dolarlık dijital kamera üretimine başladık. Çocuklar bunları rahatlıkla kullanabilirler. Ayrıca dijital fotoğraf gösteren ekranlar üzerine odaklanıyoruz” dedi.




Parmak hareketlerini tanıyan telefon

HTC’nin Türkiye’de pazara sunulan yeni modeli Touch Dual, 3N/HSDPA bağlantısı, kızaklı klavye ve yeni gelişmiş dokunmatik arayüzüyle dikkat çekiyor. HTC Touch’tan esinlenerek tasarlanan ve ince tasarımının yanı sıra 3G/HSDPA bağlantı olanağı ile de dikkat çeken cihaz,

kayarak açılan klavyesi ile kullanıcılara çok daha kolay mesajlaşma olanağı sunuyor. HTC Touch Dual’in satış fiyatı 749 dolar + KDV.




Havada cep ilk Emirates’te

Dubaİ merkezli havayolu şirketi Emirates uçuşlarında artık cep telefonu kullanılabilecek. Böylece Emirates, uçuşlarında cep telefonu kullanılabilen ilk özel hava yolu şirketi olacak. İlk uçuşun ise

Dubai ve Kazablanka arasında yapılması planlanıyor. Sistem cep telefonu dalgalarının uçağın elektronik sistemini etkilemesini engelliyor. Emirates tüm uçaklarında bu sistemi uygulamayı düşünüyor. Yıl sonuna doğru BlackBerry de kullanılabilecek.




Sony’de PS3 operasyonu

Sony, Format savaşını kazanmasının ardından, PS3’e ekleyeceği yeni bir yazılımla konsolunu daha cazip bir oynatıcı haline getirmeye karar verdi. Yüksek yoğunluklu format savaşının sona ermesiyle birlikte piyasaya Çinli ucuz Blu-ray oynatıcıların fırlamasının karşısında Sony, en ekonomik Blu-ray oynatıcı olma unvanını piyasaya çıktığı günden beri koruyan PS3’ün bu sıfatı kaybetmesine göz yummadı ve kalplerde başka bir yere sahip oyun makinesini cazip hale getirecek bir planı uygulamaya koydu. PS3’ün piyasaya yeni sunacağı firma yazılımı (firmware) güncellemesi ile PS3 dışında hiçbir Blu-ray oynatıcıda bulunmayan özellikler hayata geçirilmeye başlanıyor.




TGAR’da, mart fırsatları sürüyor

Teknolojİ marketi TGAR’ın mart ayı kampanyası sürüyor. Nakit alışverişlerde geçerli olacak olan Şubat sonu kampanyasındaki ürünlerden bazıları ise; PRO200 B130 749 YTL yerine, 599 YTL’ye, Microsoft lifecam VX1000 48 ytl yerine, 19,99 YTL’ye, JWIN SPS 602 ses sistemleri 37 YTL yerine 9,99 YTL’ye alınabiliyor. TGAR, yakında “Çengelköy, Haznedar, Tekirdağ” şubelerini de açacak.

Evrim Ergin - Akşam

Spam ne para kazandırıyor?

Spam postaların dolandırıcılara ne kadar kazandırdığını hiç merak ettiniz mi? İşte ilginç araştırma.

s ABD'nin üç farklı üniversitesinde görev yapan 7 kişilik bir akademisyen grubu çok ilginç bir araştırmaya imza attı. Kendilerine istenmeyen e-posta gönderen bir ekip süsü veren grup, onlar gibi davranarak spam göndermek yoluyla ne kadar para kazanıldığını ortaya çıkarmaya çalıştı. Pek çok bilgisayar kullanıcısının başının belası olan istenmeyen e-postalara diğer taraftan bakan bilim adamları bazı ilginç gerçekleri ilk kez gün ışına çıkarttılar.

"İstenmeyen e-postaları anlayabilmek için onları gönderenler gibi çalışmak gerekiyordu" şeklinde başlayan rapor, araştırmacıların dünyaca ünlü Storm spam ağı'na nasıl sızdıklarını da anlatıyor. Storm, 1 milyondan fazla ev bilgisayarına sızarak, bu bilgisayarları istenemeyen e-posta gönderen birer sunucu olarak kullanılmasıyla tanınıyor. Bilim adamları da konuyu yakından inceleyebilmek için Storm ağına sızdılar ve Storm'un kullandığı bilgisayarlardan 75.869 adedinin kontrolünü ellerine geçirdiler. 26 gün süren araştırmada, bu bilgisayarları kullanarak toplam 350 milyondan fazla sahte spam gönderdiler.

Başarı oranı beklenenin altında

Gönderilen sahte spam e-postalar, alıcıları sahte bir eczane sitesini ziyaret etmeye yönlendirmeyi hedefliyordu. Buradan da kullanıcıların Viagra muadili bitkisel bir cinsel güçlendirici satın almaları sağlanmaya çalışıyordu. Tabii ki akademik araştırma gereği satın almak için tuşa bastıklarında bir hata mesajı ile işlem gerçekleştirilmiyordu ama zaten amaç kaç kişinin o son butona tıklayacağını ölçmekti.

Araştırma sonucunda toplam 28 satış gerçekleştirildi. Bu gönderilen her 12,5 milyon e-posta için 1 satışa denk düşüyor. Yani spam kampanyasının başarı yüzdesi 0,00001 oldu. Bu oran daha önce farklı uzmanların ön gördükleri %2,15'e göre çok daha düşük bir oran. Araştırma dahilinde toplam kazanılan miktar ise 2.731,88 dolar. Yani günlük olarak 100 doların biraz üzerinde.

Çalışma tüm Storm ağı çapında incelendiğinde ortaya günlük 7.000 dolarlık bir kazanç çıkıyor. Yıllık karşılığı ise 3,5 milyon doları buluyor. %0,00001'lik bir oran karşılığında kazanılan 3,5 milyon dolar daha önceki öngörülerin çok altında olsa da, yine de istenmeyen e-posta gönderenlerin ciddi kazançlar peşinde koştuğunu ortaya koyuyor.